Çanakkale Yolculuğunda Yol Arkadaşı Citroen C1 Airspace
Çanakkale_Citroen_C1 (3)Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim dostum Nehir Yılmaz’ın 1 senedir hayalini kurduğu gün için Çanakkale’ye gittik.

Sabah erken saatlerde yola çıktık, aslında çıkmak istediğimiz saatten birkaç saat rötarlı başlamıştık güne.. İstanbul trafiği tüm coşkusuyla karşıladı bizi, her zamanki gibi. İstanbul’un yoğun kucaklayışından uzaklaştıkça, betonlaşma yeşille buluştukça bir hafifleme yaşadık ikimiz de. 🙂 Şehre ayak basar basmaz şehitlerimizin o eşsiz mücadelesini hatırladık yine. Zaten o toprakların her karışı size bunu hatırlatıyor. Bu vesile ile Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılında da o topraklara basabilmek varmış kaderde, ne mutlu…

Çanakkale_Citroen_C1 (2)İstanbul – Tekirdağ – Malkara – Keşan – Gelibolu – Eceabat – Çanakkale – Biga yol notuyla çıktığımız yolculuğumuza bize eşlik eden otomobil Citroen C1 Airspace oldu. Eceabat’a kadar sağ koltuğunda doğanın tadını çıkardığım otomobilin, çok geçmeden sol koltuğuna oturdum. Nehir’in 1 yıldır hayalini kurduğu atlı okçuluk müsabakasına 24 saatten az kalmışken, artık onun biraz dinlenmesi ve yarışmaya daha fazla odaklanması gerektiğini düşündüm. 🙂

Citroen C1, ufacık – tefecik olması sebebiyle yoğun trafiklerde çokça insanın tercih edebileceği bir otomobil. Bir de buna kırmızı yan aynaları ve aynalarla uyumlu açılır tavan eklenince C1 beni benden aldı. Oldukça havalı otomobilimiz yolculuk boyunca dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ki bu benim en çok sevdiğim şey. 🙂

Her ne kadar teknik özellikleriyle daha fazla ilgilensem de otomobilin tasarımı, renkleri ve tarzı beni en fazla etkileyenlerin başında gelmiyor değil. Otomobilin sol koltuğuna geçtiğim ilk anda oldukça rahat ettim, sanki İstanbul’dan çıktığımızdan beri haşır – neşirdim kendisiyle. Ufak tefek ayna ayarları ve koltuk ayarıyla daha da bütünleştik ve başladım kurcalamaya.

Mini sınıf bir otomobil C1, ama tasarımındaki sportif ve dinamik duruş insanda “büyümüş de küçülmüş” hissi yaratıyor sanki. Ledli ön farlarıysa yaramaz bir çocuğun bakışlarındaki heyecan gibi. Otomobilin içine bindiğinizde dinamik yapı sadelikle bütünleşerek varlığını sürdürüyor. İçeride her şey ferah, her şey yerli yerinde. Otomobillerde en çok dikkat ettiğim şey bu aslında, kendi içinde bir düzeni olan otomobilleri seviyorum. Otomobile ilk kez oturduğunuzda sanki defalarca oturmuşsunuz hissi yaratması, düzenli ve anlaşılır olması; çıkışını çok iyi bildiğiniz bir labirentte kendi heyecanınızı kendiniz yaratmanız gibi bir şey. C1 böyle otomobillerden biri düzenli ve derli toplu. Elinizi attığınız her şey yerli yerinde.

Çanakkale_Citroen_C1 (5)Benim kullandığım versiyonun ön konsolunda 7” büyüklüğünde bir led ekran beni karşılıyordu, tüm medya işlevlerini bu ekran sayesinde kolayca hallettim. Bu teknoloji günümüzde gerçekten çok büyük bir kolaylık. Geri görüş kamerasının da bu ekranda olması otomobilin sürücüye ne kadar çok yardımcı olma isteğinde olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yaklaşık 3 günlük seyahatimiz için yanımıza aldığımız bavullarımız ve eşyalarımız 5 kapılı C1’e oldukça rahat sığdı hatta seyahat dönüşünde bir de misafirimiz vardı otomobilde. 196 litrelik bagaj gerçekten çok işlevsel. Özellikle uzun yolculuklarda koltukların konforu benim için önemli, bence bir çok insan için de en önemli şeylerden biridir. Bazı otomobillerde uzun yolculuklardan sonra inanılmaz bir yorgunluk oluyor insanda Citroen C1’de hiç böyle hissetmedim. Mola vermediğimiz yolculuk boyunca sağ koltuk da, sol koltuk da oldukça rahat ve konforluydu. Özellikle koltukların tasarımı da otomobilin sportif duruşunu bir kez daha hafızalara kazır cinstendi.  Citroen C1 Airspace versiyonunda 3 farklı tavan rengi 8 farklı gövde rengi ile kombine edilebiliyor. İç mekanda da farklı kombinasyon paketleri mevcut.

Citroen_C1Şimdi biraz da teknik gözle bakalım;

Otomobil benzinli, 68 beygir gücünde, 3 silindirli, 1.0 litrelik motor hacmine sahip ve 95,5 NM tork üretiyor.

Otomobilde 5 ileri otomatik şanzıman bulunmakta, tek eleştirim bu yönde olabilir bu otomobile şanzıman daha iyi olabilirdi. Manuel otomobil kullanmaktan çok daha fazla keyif aldığım için otomatik şanzımanlardaki vites geçişlerini hissedip hissetmemek benim için en önemli kriterlerden biri. Şehir içinde sizi çok fazla rahatsız etmeyecektir ama uzun yolculuklar yapan biriyseniz benimle aynı fikirde buluşabilirsiniz.

Çok da yavaş bir tempoyla olmamakla birlikte İstanbul şehir içi, İstanbul – Çanakkale ve Çanakkale şehir içi olmak üzere yaklaşık 1000 kilometrelik yolculuğumuz süresince ortalama 6.8 litrelik bir yakıt tüketimimiz oldu. Otomobilin direksiyonu benim için çok önemli. C1’de de direksiyon sevebileceğim şekilde tasarlanmıştı peki ben nasıl bir direksiyon seviyorum tabi en önemli şey direksiyondaki hissiyat. Çok büyük direksiyonları ben özellikle bu sınıf otomobillerde hiç mi hiç sevmiyorum. Direksiyon aynı zamanda vitesi küçültüp büyütebileceğiniz kulakçıklara da sahip, bu da otomobilin sportif yönünü güçlendiriyor. Direksiyonun üzerinde kısa tuşların işlevselliği de benim için önemli ki, C1 bu konuda da gayet başarılı.

Çanakkale_Citroen_C1 (1)C1’in en çok sevdiğim kısmı hız ve devir göstergeleri oldu. 935 kilogram olan otomobilde standart sunulan Esp, Ebd (Elektronik fren güç dağılımı) yokuş kalkış desteği gibi özellikler de bu göstergelerle haşı neşir olmanızı sağlıyor.

50.530TL’den başlayan fiyatlarla sahip olabileceğiniz bu otomobili, kadınlar ve gençler gönül rahatlığıyla tercih edebilirler. Tercih edenlere güvenli ve keyifli sürüşler diliyorum.

Çanakkale_Citroen_C1 (4)Bu arada Çanakkale yolculuğumuzun asıl sebebine gelince, canım arkadaşım Nehir Yılmaz inanılmaz başarılı bir yarışma çıkarttı kariyerinin ilk yarışmasında çok fazla dikkat çekti. Kesinlikle o artık önü alınamaz bir atlı okçu. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook’ta Burcu

Instagram’da Burcu

Sık Sorulan Sorular


Otomobil Sporları Nedir ?

Uluslararası Otomobil Fedarasyonu (FIA) tarafından belirlenmiş kurallar çerçevesinde güvenlik önlemleri alınmış otomobil ve ekipmanlarla, trafiğe kapalı alanlarda, zamana karşı rekabet edilen bir spor dalıdır.

Ralli Nedir ? Türkiye'de Ralli Yarışları Nasıl Olur ?

  • Ralli branşı, Türkiye’de ve Dünya’da en çok takip edilen, en önemli otomobil sporları branşlarından biridir,
  • Bu branşta sporcular Fia tarafından onaylı otomobilleriyle, trafiğe kapalı; toprak, asfalt ya da karlı zeminlerde zamana karşı yarışır. En hızlı etap zamanını elde eden sporcular ödüllendirilir,
  • Türkiye’de sadece asfalt ve toprak yarışlar düzenlenmektedir,
  • Ülkemizde Türkiye Ralli Şampiyonası adı altında 7 yarış gerçekleştirilmektedir, bu şampiyona ulusal şampiyonadır,
  • Ulusal şampiyonanın dışında amatör sporculara destek olunması hedefiyle , Tosfed Ralli Kupası adı altında mahalli yarışlar da düzenlenmektedir.

Ralli Pahalı Bir Spor mu ?

Otomobil sporlarının tümü masraflı bir spordur. Ulusal şampiyonalar, mahalli şampiyonlara göre daha masraflı ve daha pahalıdır. Bir yarışta; lisans ücreti (yıllık), kayıt ücreti (her yarış), otomobil kirası (otomobil kendinizin de olabilir), otomobilin transferi, servis, yakıt, lastik, antrenman otomobili kirası ve yakıt masrafı, konaklama, yeme-içme gibi giderleriniz olmaktadır. Bütçenizi en uygun şekilde organize etmek biraz da sizin elinizde. Bu giderlere bir de ekipman ve olası kaza masraflarını da katmak gerekir.  

Nasıl Ralli Pilotu / Co-Pilotu Olurum?

Ralli pilotu olmak için öncelikle ehliyetinizin olması gerekmektedir, Ehliyeti olan sporcu adaylarının, belirli zamanlarda kulüpler tarafından organize edilen eğitim seminerlerine katılarak sertifika almaları gerekmektedir. Bu eğitimlerin tarihlerini Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'nun (TOSFED) web sitesinden takip edebilirsiniz, Eğitim sertifikasına sahip olan kişiler,  TOSFED'e lisans başvurusunda bulunabilirler,

Pilotlar Para Kazanır mı ?

Ralli sporcuları yarış kazanmaları halinde para ödülü kazanmazlar. Yarış sonunda dereceye giren sporcular, kupa ile ödüllendirilmektedir. Sporcuların maaşları yoktur, takımlardan ya da federasyondan herhangi bir ücret almazlar. Yani sanılanın aksine ralli pilotları para kazanmazlar.
Çanakkale Yolculuğunda Yol Arkadaşı Citroen C1 Airspace
Çanakkale_Citroen_C1 (3)Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim dostum Nehir Yılmaz’ın 1 senedir hayalini kurduğu gün için Çanakkale’ye gittik.

Sabah erken saatlerde yola çıktık, aslında çıkmak istediğimiz saatten birkaç saat rötarlı başlamıştık güne.. İstanbul trafiği tüm coşkusuyla karşıladı bizi, her zamanki gibi. İstanbul’un yoğun kucaklayışından uzaklaştıkça, betonlaşma yeşille buluştukça bir hafifleme yaşadık ikimiz de. 🙂 Şehre ayak basar basmaz şehitlerimizin o eşsiz mücadelesini hatırladık yine. Zaten o toprakların her karışı size bunu hatırlatıyor. Bu vesile ile Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılında da o topraklara basabilmek varmış kaderde, ne mutlu…

Çanakkale_Citroen_C1 (2)İstanbul – Tekirdağ – Malkara – Keşan – Gelibolu – Eceabat – Çanakkale – Biga yol notuyla çıktığımız yolculuğumuza bize eşlik eden otomobil Citroen C1 Airspace oldu. Eceabat’a kadar sağ koltuğunda doğanın tadını çıkardığım otomobilin, çok geçmeden sol koltuğuna oturdum. Nehir’in 1 yıldır hayalini kurduğu atlı okçuluk müsabakasına 24 saatten az kalmışken, artık onun biraz dinlenmesi ve yarışmaya daha fazla odaklanması gerektiğini düşündüm. 🙂

Citroen C1, ufacık – tefecik olması sebebiyle yoğun trafiklerde çokça insanın tercih edebileceği bir otomobil. Bir de buna kırmızı yan aynaları ve aynalarla uyumlu açılır tavan eklenince C1 beni benden aldı. Oldukça havalı otomobilimiz yolculuk boyunca dikkatleri üzerine çekmeyi başardı ki bu benim en çok sevdiğim şey. 🙂

Her ne kadar teknik özellikleriyle daha fazla ilgilensem de otomobilin tasarımı, renkleri ve tarzı beni en fazla etkileyenlerin başında gelmiyor değil. Otomobilin sol koltuğuna geçtiğim ilk anda oldukça rahat ettim, sanki İstanbul’dan çıktığımızdan beri haşır – neşirdim kendisiyle. Ufak tefek ayna ayarları ve koltuk ayarıyla daha da bütünleştik ve başladım kurcalamaya.

Mini sınıf bir otomobil C1, ama tasarımındaki sportif ve dinamik duruş insanda “büyümüş de küçülmüş” hissi yaratıyor sanki. Ledli ön farlarıysa yaramaz bir çocuğun bakışlarındaki heyecan gibi. Otomobilin içine bindiğinizde dinamik yapı sadelikle bütünleşerek varlığını sürdürüyor. İçeride her şey ferah, her şey yerli yerinde. Otomobillerde en çok dikkat ettiğim şey bu aslında, kendi içinde bir düzeni olan otomobilleri seviyorum. Otomobile ilk kez oturduğunuzda sanki defalarca oturmuşsunuz hissi yaratması, düzenli ve anlaşılır olması; çıkışını çok iyi bildiğiniz bir labirentte kendi heyecanınızı kendiniz yaratmanız gibi bir şey. C1 böyle otomobillerden biri düzenli ve derli toplu. Elinizi attığınız her şey yerli yerinde.

Çanakkale_Citroen_C1 (5)Benim kullandığım versiyonun ön konsolunda 7” büyüklüğünde bir led ekran beni karşılıyordu, tüm medya işlevlerini bu ekran sayesinde kolayca hallettim. Bu teknoloji günümüzde gerçekten çok büyük bir kolaylık. Geri görüş kamerasının da bu ekranda olması otomobilin sürücüye ne kadar çok yardımcı olma isteğinde olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yaklaşık 3 günlük seyahatimiz için yanımıza aldığımız bavullarımız ve eşyalarımız 5 kapılı C1’e oldukça rahat sığdı hatta seyahat dönüşünde bir de misafirimiz vardı otomobilde. 196 litrelik bagaj gerçekten çok işlevsel. Özellikle uzun yolculuklarda koltukların konforu benim için önemli, bence bir çok insan için de en önemli şeylerden biridir. Bazı otomobillerde uzun yolculuklardan sonra inanılmaz bir yorgunluk oluyor insanda Citroen C1’de hiç böyle hissetmedim. Mola vermediğimiz yolculuk boyunca sağ koltuk da, sol koltuk da oldukça rahat ve konforluydu. Özellikle koltukların tasarımı da otomobilin sportif duruşunu bir kez daha hafızalara kazır cinstendi.  Citroen C1 Airspace versiyonunda 3 farklı tavan rengi 8 farklı gövde rengi ile kombine edilebiliyor. İç mekanda da farklı kombinasyon paketleri mevcut.

Citroen_C1Şimdi biraz da teknik gözle bakalım;

Otomobil benzinli, 68 beygir gücünde, 3 silindirli, 1.0 litrelik motor hacmine sahip ve 95,5 NM tork üretiyor.

Otomobilde 5 ileri otomatik şanzıman bulunmakta, tek eleştirim bu yönde olabilir bu otomobile şanzıman daha iyi olabilirdi. Manuel otomobil kullanmaktan çok daha fazla keyif aldığım için otomatik şanzımanlardaki vites geçişlerini hissedip hissetmemek benim için en önemli kriterlerden biri. Şehir içinde sizi çok fazla rahatsız etmeyecektir ama uzun yolculuklar yapan biriyseniz benimle aynı fikirde buluşabilirsiniz.

Çok da yavaş bir tempoyla olmamakla birlikte İstanbul şehir içi, İstanbul – Çanakkale ve Çanakkale şehir içi olmak üzere yaklaşık 1000 kilometrelik yolculuğumuz süresince ortalama 6.8 litrelik bir yakıt tüketimimiz oldu. Otomobilin direksiyonu benim için çok önemli. C1’de de direksiyon sevebileceğim şekilde tasarlanmıştı peki ben nasıl bir direksiyon seviyorum tabi en önemli şey direksiyondaki hissiyat. Çok büyük direksiyonları ben özellikle bu sınıf otomobillerde hiç mi hiç sevmiyorum. Direksiyon aynı zamanda vitesi küçültüp büyütebileceğiniz kulakçıklara da sahip, bu da otomobilin sportif yönünü güçlendiriyor. Direksiyonun üzerinde kısa tuşların işlevselliği de benim için önemli ki, C1 bu konuda da gayet başarılı.

Çanakkale_Citroen_C1 (1)C1’in en çok sevdiğim kısmı hız ve devir göstergeleri oldu. 935 kilogram olan otomobilde standart sunulan Esp, Ebd (Elektronik fren güç dağılımı) yokuş kalkış desteği gibi özellikler de bu göstergelerle haşı neşir olmanızı sağlıyor.

50.530TL’den başlayan fiyatlarla sahip olabileceğiniz bu otomobili, kadınlar ve gençler gönül rahatlığıyla tercih edebilirler. Tercih edenlere güvenli ve keyifli sürüşler diliyorum.

Çanakkale_Citroen_C1 (4)Bu arada Çanakkale yolculuğumuzun asıl sebebine gelince, canım arkadaşım Nehir Yılmaz inanılmaz başarılı bir yarışma çıkarttı kariyerinin ilk yarışmasında çok fazla dikkat çekti. Kesinlikle o artık önü alınamaz bir atlı okçu. 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook’ta Burcu

Instagram’da Burcu

Sık Sorulan Sorular


Otomobil Sporları Nedir ?

Uluslararası Otomobil Fedarasyonu (FIA) tarafından belirlenmiş kurallar çerçevesinde güvenlik önlemleri alınmış otomobil ve ekipmanlarla, trafiğe kapalı alanlarda, zamana karşı rekabet edilen bir spor dalıdır.

Ralli Nedir ? Türkiye'de Ralli Yarışları Nasıl Olur ?

  • Ralli branşı, Türkiye’de ve Dünya’da en çok takip edilen, en önemli otomobil sporları branşlarından biridir,
  • Bu branşta sporcular Fia tarafından onaylı otomobilleriyle, trafiğe kapalı; toprak, asfalt ya da karlı zeminlerde zamana karşı yarışır. En hızlı etap zamanını elde eden sporcular ödüllendirilir,
  • Türkiye’de sadece asfalt ve toprak yarışlar düzenlenmektedir,
  • Ülkemizde Türkiye Ralli Şampiyonası adı altında 7 yarış gerçekleştirilmektedir, bu şampiyona ulusal şampiyonadır,
  • Ulusal şampiyonanın dışında amatör sporculara destek olunması hedefiyle , Tosfed Ralli Kupası adı altında mahalli yarışlar da düzenlenmektedir.

Ralli Pahalı Bir Spor mu ?

Otomobil sporlarının tümü masraflı bir spordur. Ulusal şampiyonalar, mahalli şampiyonlara göre daha masraflı ve daha pahalıdır. Bir yarışta; lisans ücreti (yıllık), kayıt ücreti (her yarış), otomobil kirası (otomobil kendinizin de olabilir), otomobilin transferi, servis, yakıt, lastik, antrenman otomobili kirası ve yakıt masrafı, konaklama, yeme-içme gibi giderleriniz olmaktadır. Bütçenizi en uygun şekilde organize etmek biraz da sizin elinizde. Bu giderlere bir de ekipman ve olası kaza masraflarını da katmak gerekir.  

Nasıl Ralli Pilotu / Co-Pilotu Olurum?

Ralli pilotu olmak için öncelikle ehliyetinizin olması gerekmektedir, Ehliyeti olan sporcu adaylarının, belirli zamanlarda kulüpler tarafından organize edilen eğitim seminerlerine katılarak sertifika almaları gerekmektedir. Bu eğitimlerin tarihlerini Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'nun (TOSFED) web sitesinden takip edebilirsiniz, Eğitim sertifikasına sahip olan kişiler,  TOSFED'e lisans başvurusunda bulunabilirler,

Pilotlar Para Kazanır mı ?

Ralli sporcuları yarış kazanmaları halinde para ödülü kazanmazlar. Yarış sonunda dereceye giren sporcular, kupa ile ödüllendirilmektedir. Sporcuların maaşları yoktur, takımlardan ya da federasyondan herhangi bir ücret almazlar. Yani sanılanın aksine ralli pilotları para kazanmazlar.